1131 - Ebu Umame (radiyallahu anh) anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Bir kavm, icinde bulundugu hidayetten
sonra sapitti ise bu, mutlaka cedel sebebiyle olmustur."
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunu
soyledikten sonra, delil olarak) su ayeti okudu: "Onlar: "Bizim
tanrimiz mi yoksa O mu daha iyidir?" dediler. Sana boyle soylemeleri, sirf
tartismaya girismek icindir. Onlar suphesiz munakasaci bir millettir" (Zuhruf
58).
Tirmizi, Tefsir, Zuhruf, (3250); Ibnu
Mace,Mukaddime 7.
1132 - Yine Ebu Umame (radiyallahu anh)
anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Kim haksiz oldugu bir munakasayi
terkederse kendisine cennetin kenarinda bir ev kurulur. Hakli oldugu bir
munakasayi terkedene de cennetin ortasinda bir ev kurulur."
Tirmizi, Birr 58, (1994); Ebu Davud, Edeb 8,
(4800); Ibnu Mace, Mukaddime 7, (51); Nesai, Edeb (6, 21).
1133 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh)
hazretleri anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soyle
buyurdular: "Kur'an hakkinda munakasa kufurdur"
Ebu Davud, Sunnet 5, (4603).
1134 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah'in en
ziyade bugzettigi erkek, siddetli dusmanlik yapan hasimdir."
Buhari, Ahkam 34, Mezalim 15, Tefsir, Bakara
37; Muslim, Ilm 5, (2668); Tirmizi, Tefsir, Bakara, (2980); Nesai, Kadat 33,
(8, 247, 248).
1135 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh)
anlatiyor: "Biz kader hususunda munakasa ederken Resulullah (aleyhissalatu
vesselam) cikageldi. Oylesine kizdi ki, ofkenin hasil ettigi kizilliktan,
yuzunde sanki nar taneleri ortaya cikmisti. Bize soyle cikisti:
"Bununla mi emredildiniz, yoksa ben size
bununicin mi gonderildim. Bilin ki, sizden oncekileri, dini meselelerdeki
munakasalarini coklugu ve peygamberleri hakkinda dustukleri ihtilaflari helak
etmistir."
Bir rivayette su ziyade mevcuttur: "Kader
hususunda munakasa etmemeniz icin yemin verdim. "
Tirmizi, Kader 1, (2134); Ibnu Mace, Mukaddime
10, (85).
1136 - Ibnu'l-Museyyeb (rahimehullah)
anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ashabinin (radiyallahu
anhum) arasinda otururken, bir adam Hz. Ebu Bekir'e hakaretamiz sozler
sarfederek cefa verdi. Ancak Hz. Ebu Bekir (radiyallahu anh) adama karsi sukut
etti. Adam ikinci sefer ayni sekilde hakaret ederek eziyet verdi. O yine sukut
etti. Adam ucuncu sefer de eziyet verince Hz. Ebu Bekir (adama hak ettigi cevabi
vererek) intikamini aldi. Bunun uzerine Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)
hemen kalkti. Hz. Ebu Bekir:
"Ey Allah'in Resulu, yoksa bana
darildiniz mi?" diye sordu.
"Hayir"dedi. "Ancak semadan bir
melek inmis, sana soylediklerini tekzib ediyordu. Sen intikamini alinca melek
gitti, seytan oturdu. Bir yere seytan oturdu mu ben orada duramam. "
Ebu Davud, Edeb, 49 (4896, 4897).
1137 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)
hazretleri soyle buyurmustur: "Kardesinle munakasa etme, zira munakasanin
hikmeti anlasilmaz, sikintisi eksik olmaz, tutamayacagin bir vaadde de
bulunma."
Rezin ilavesidir.
HACCIN FAZILETLERI
1138 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor:
"Ey Allah'in Resulu, dedim, cihadi amellerin en faziletlisi goruyoruz, biz
de cihad etmiyelim mi?" Su cevabi verdi:
"Ancak, cihadin en efdal ve en guzeli
hacc-i mebrurdur. Sonra sehirde kalmaktir." Hz. Aise der ki: "Bunu
isittikten sonra hacci hic birakmadim."
Buhari, Hacc 4, Cezau's-Sayd 26, Cihad 1;
Nesai, Hacc 4, (5, 113). "Sonra sehirde kalmak" cumlesi Buhari'de
yok.)
1139 - Sehl Ibnu Sa'd (radiyallahu anh)
anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Telbiyede bulunan hic bir Musluman yoktur ki, onun saginda ve solunda
bulunan tas, agac, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasin, bu istirak
(sag ve solunu gostererek) su ve su istikamette arzin son hududuna kadar devam
eder."
Tirmizi, Hacc 14, (828).
1140 - Ibnu Abbas (radiyallahu anh) anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Haccla umrenin
arasini birlestirin. Zira bunlar gunhi, tipki korugun demirdeki pislikleri
temizlemesi gibi temizler."
Nesai, Menasik 6, (5,115); Ibnu Mace, Menasik
3, (2886).
Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet
malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı
hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı
Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in
Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn
Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça
“kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte”
kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.
