Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 3031-3040 )

3031 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Biz Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberken bize yagmur isabet etti. Efendimiz elbisesini acti, bedenine yagmur isabet etti.
"Bunu niye yaptiniz?'' diye sorduk.
"O Rabbinden yeni geliyor'' buyurdular.''
Ebu Davud, Edeb 114, (5100), Muslim, Istiska 13, (898).

CENAZE NAMAZI

3032 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim uzerine namaz kilincaya kadar cenaazede hazir bulunursa kendisi icin bir kirat sevab vardir. Kim de cenaze gomulunceye kadar hazir bulunursa iki kiratlik sevab vardir. Bir kirat'in miktari Uhud dagi kadardir."
Buhari, Cenaiz 59; Muslim, Cenaiz 57, (946); Ebu Davud, Cenaiz 45; (3168); Nesai, Cenaiz 54, 59, (4, 54-55, 76, 77); Tirmizi, Cenaiz 49, (1040); Ibnu Mace, Cenaiz 34, (1539).

3033 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Necasi rahimehullah'in vefatini, olumunun ayni gununde haber verdi. Ashabiyla musallaya musallaya gitti, orada saf baglatip dort tekbir getirerek namaz kildirdi."

3034 - Sahiheyn ve Nesai'de gelen bir diger rivayette soyle denir: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam) Necasi'nin olum haberini oldugu gunde haber verdi ve:
"Kardesiniz icin(Allah'tan) mgfiret taleb edin" dedi ve baska bir sey soylemedi."
Buhari, Cenaiz 4, 55, 61, 65; Menakibu'l-Ensar 38; Muslim Cenaiz 62, 63, (951); Muvatta, Cenaiz 14, (1, 226, 227); Ebu Davud, Cenaiz 62, (3204); Tirmizi, Cenaiz 37, (1022); Nesai, Ceaiz 76, (4, 72).

3035 - Abdurrahman Ibnu Ebi Leyla anlatiyor: "Zeyd Ibnu Ebi Erkam cenazelerimiz uzerine dort tekbir getirirdi. Bir ara bir cenaze uzerine de bes tekbir getirmisti. Sebebini kendisinden sordum, dedi ki: "Resulullah o tekbirleri getirirdi."
Muslim, Cenaiz 72, (957); Ebu Davud, Cenaiz 58, (3197); Tirmizi, Cenaiz 37, (1023); Nesai, Cenaiz 76, (4, 72).

3036 - Humeyd Ibnu Abdirrahman anlatiyor: "Hz. Enes Ibnu Malik (radiyallahu anh) (cenaze) namazi kildi. Yanilip uc-sefer tekbir getirdi ve selam verdi. Kendisine (uc sefer tekbir getirdigi) soylendi. Bunun uzerine kibleye yonelerek dorduncu bir tekbir daha getirdi ve sonra selam verdi.''
Buhari, Cenaiz 65. (Bunu ta'lik olarak, bab basliginda zikretmistir).

3037 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'in anlattigina gore, bir cenaze uzerine namaz kilmis ve namazda Fatiha'yi okumustur. Bu hususta kendisine (niye onu okudugu) sorulunca:"Bu, sunnettendir!'' diye cevap vermistir.''
Buhari, Cenaiz 6; Ebu Davud, Cenaiz 59, (3198); Tirmizi, Cenaiz 39, (1026); Nesai, Cenaiz 77, (4, 74, 75).

3038 - Nafi rahimehullah anlatiyor: "Ibnu Omer, cenaze icin kilinan namazda kiraata yer vermezdi."
Muvatta, Cenaiz 19, (1, 255).

3039 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Olu uzerine namaz kildiniz mi ona ihlasla dua edin."
Ebu Davud, Cenaiz 60, (3199); Ibnu Mace, Cenaiz 23, (1497).

3040 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'nin anlattigina gore, kendisine: "Cenaze uzerine nasil namaz kilarsin?" diye sorulmustu. Dedi ki:
"Ailesinin evinden takibe baslarim, yere kondu mu tekbir getirir, Allah'a hamd, Resulune salat eder, sonra su duayi okurum:
"Ya Rabbi o senin abdindirr, abdinin ogludur, cariyenin ogludur. O, senden baska ilah olmayip sadece senin ilah olduguna, Muhammed7in senin kulun ve elcin olduguna sehadet ederdi, sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Ay Allahim, eger o muhsin ise ona yapacagin ihsani artir. Eger kotullerden ise, gunahlarini affet. Ey Allahim, bizi (ona kilinan namazin) ecrinden mahrum etme, ondan sonra bize fitne verme."

Muvatta, Cenaiz 17, (228).



Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.



----

Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 3031-3040 ) - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.