Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 4601-4610 )

MESCIDU'L-ASSAR

4601 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i isittim. Buyurmustu ki:
"Allah Teala Hazretleri, Mescidu'l-Assar'dan, Kiyamet gunu birkisim sehidleri ba's eder (yeniden diriltir) ki, Bedir sehidleriyle sadece onlar kalkar."
Ebu Davud, Melahim 10, (4308).
Ebu Davud der ki: "Mescidu'l-Assar, Ubulle'de (Firat) nehrinin hemen yanindaki mesciddir."

BAZI NEHIRLER

4602 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Seyhan, Ceyhan, Firat ve Nil cennet nehirlerindendir."
Muslim, Cennet 26, (2839).

HUSUSI SALAVATLARIN FAZILETI

4603 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Bes vakit namaz, bir cuma namazi diger cuma namazina, bir ramazan diger ramazana hep kefarettirler. Buyuk gunah irtikab edilmedikce aralarindaki gunahlari affettirirler."
Muslim, Taharet 14, (223); Tirmizi, Salat 160, (214).

4604 - Yine Ebu Hureyre anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Sabah namazini (cemaatle) kilan, Allah'in garantisi altindadir. Sakin Allah, (ona verdigi garantisi sebebiyle) size bir ceza vermesin!"
Rezin sunu ilave etti: "Kim bu garantiyi talep ederse onu elde eder ve bir daha da kacirmaz."
Tirmizi, Fiten 6, (2165).

4605 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gece ve gunduzde birkisim melekler nobetlese aranizda bulunurlar. Bunlar sabah namazi ile ikindi namazinda toplanirlar. Sonra sizi geceleyin takip eden melekler (hesabinizi vermek uzere huzu-u ilahiye) yukselir. Sizi cok iyi bilen Allah, bu meleklere sorar: "Kullarimi nasil biraktiniz?"
"Biz onlari namaz kiliyorlarken biraktik, biz onlara namaz kilarlarken vardik!" derler."
Buhari, Mevakitu's-Salat 16, Bed'u'l-Halk 6, Tevhid 23, 33; Muslim, Mesacid 210, (632); Muvatta, Kasru's-Salat 82, (1, 170); Nesai, Salat 21, (1, 240, 241).

4606 - Ammare Ibnu Rueybe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gunesin dogmasindan ve batmasindan once namaz kilan hic kimse atese girmeyecektir. -Burada sabah ve ikindi namazlari kastedilir-."
Muslim, Mesacid 213, (634); Ebu Davud, Salat 9, (427); Nesai, Salat 21, (1, 241).

4607 - Muaz Ibnu Enes el-Cuheni radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim sabah namazindan cikinca, iki rek'atlik kusluk namazini kilincaya kadar hayirdan baska bir sey soylemeden namaz kildigi yerde oturur beklerse, Allah onun gunahlarini, denizin kopugu kadar cok da olsa bagislar."
Ebu Davud, Salat 301, (1287).

4608 - Ummu Habibe radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim hergun farzlar disinda oniki rek'at (nafile) kilarsa Allah onun icin cennette mutlaka bir ev insa eder."
Ummu Habibe der ki: "Bunu Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan isittigim gunden beri bu namazlari terketmedim."
Muslim, Musafirin 103, (728); Ebu Davud, Salat 290, (1250); Tirmizi, Salat 306, (415); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 66, (3, 261).

4609 - Zeyd Ibnu Halid radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim guzelce abdest alir, sonra da iki rek'at namaz kilar ve namazinda gaflete yer vermezse Allah, (segairden olan) gecmis gunahlarini magfiret buyurur."
Ebu Davud, Salat 162, (905).

4610 - Said Ibnu'l-Museyyeb rahimehullah anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Bizimle munafiklar arasinda yatsi ve sabah namazlarinda hazir bulunma farki vardir. Onlar bu iki namaza muktedir olamazlar."

Muvatta, Salatu'l-Cema'a 5, (1, 130).


Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.

----

Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 4601-4610 ) - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.