Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 1201-1210 )

1201 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yikandigi su ile saclarini (dagilmayacak sekilde) tarayip nizama soktu."
Ebu Davud, Menasik 12,(1747, 1748) Nesai, Hacc 40, (5, 136); Buhari, Hacc 19; Muslim 21, (1184); Ibnu Mace, Menasik 72, (3047).

1202 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) demistir ki: "Ihramli kimse hamama girer."
Buhari, Cezau's-Sayd 14 (Tercume bab basligi olarak, senedsiz sekilde) kaydedilmistir.].

1203 - Yine Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) demistir ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ihramli iken hacamat oldu (kan aldirdi)."
Buhari, Cezau's-Sayd 11, Tibb 12,15; Muslim, Hacc 88., (1203); Ebu Davud, Menasik 36, (1835-1836); Tirmizi, Hacc 22, (839); Nesai, Hacc 92, (5, 193); Ibnu Mace, Menasik 87, (3081).) Bu metin Sahiheyn'in metnidir.
Buhari merhumun bir diger rivayetinde: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)) oruclu iken hacamat oldu" denir. Yine Buhari'nin bir diger rivayetinde: "(Resulullah (aleyhissalatu vesselam)) ihramli iken cektigi agri sebebiyle basindan hacamat oldu" denir.
Bir diger rivayette: "Sakika denen (basinin on kismindaki) bir agri sebebiye, Lahyu Cemel adinda Mekke yolu uzerindeki bir su basinda, basinin ortasindan hacamat oldu" denir.

1204 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ihramli iken ayaginin sirtindan cektigi bir agri sebebiyle hacamat oldu."
Ebu Davud, Menasik 36, (1837); Nesai, Hacc 94, (5,194).
Nesai'nin rivayetinde "..Maruz kaldigi incinme sebebiyle (ayaginin sirtindan hacamat oldu)" denmistir.

1205 - Nafi anlatiyor: "Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) dedi ki: "Ihramli kimse kacinilmaz bir sebepten dolayi mecbur kalmadikca hacamat olamaz."
Muvatta, Hacc 75, (1, 350).

1206 - Nubeyh Ibnu vehb (rahimehullah) anlatiyor: "Omer IbnuUbeydillah Ibni Ma'mer, ihramli iken gozunden hastalandi.Bunun uzerine gozlerine surme cekmek istedi. Ancak Eban Ibnu Osman onu bundan men etti ve gozlerine sabir basmasini tavsiye etti. Ilaveten: Hz. Osman (radiyallahu anh)'in Resulullah'in boyle yaptigini rivayet ettigini soyledi."
Muslim, Hacc 89, (1204); Ebu Davud, Menasik 37, (1838); Tirmizi, Hacc 106, (952); Nesai, Hacc 45, (5,143).
Ebu Davud'un rivayetinde su ziyade var: "Eban hacc emiri idi."

1207 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma)'den rivayet edilmistir ki, ihramli iken, gozune gelen bir rahatsizlik sebebiyle aynaya bakmistir.
Muvatta, Hacc 93, (1, 358.)

1208 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Meymune validemizle (radiyallahu anha) ihramli iken tezevvuc buyurdular."
Buhari, Cezau's-Sayd 12, Megazi 43, Nikah 30; Muslim, Nikah 46, (1410); Ebu Davud, Menasik 39, (1844,1845); Tirmizi, Hacc 24, (842); Nesai, Hacc 90, (1,191,192).
Buhari'nin bir rivayetinde su ziyade var: "Umretu'l-kaza sirasinda ihramsiz olarak Meymune ile gerdek yapti. Meymune Serefte vefat etti."
Ebu Davud der ki: Ibnu Museyyeb demistir ki: "ihramli iken Resulullah'in Meymune ile evlenmesi meselesinde Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) vehme dusmustur."
Nesai'ye ait bir baska rivayette: "Ihramli iken Resilullah (aleyhissalatu vesselam) evlendi" denir. Meymune ile evlendigi zikredilmez.

1209 - Ebu Rafi' (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ihramsiz iken Meymune (radiyallahu anha) ile evlendi. Ihramsiz oldugu halde onunla gerdek yapti. Ikisinin evlenmesinde aralarinda ben elcilik yapmistim."
Tirmizi, Hacc 23, (841).

1210 - Meymune (radiyallahu anha) anlatiyor: "Her ikimiz de Serefte ihramsiz iken, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) benimle evlendi."
Muslim, Nikah 48, (1411); Ebu Davud, Menasik 39, (1843); Tirmizi, Hacc 24, (845).Bu metin Ebu Davud'dakidir.
Muslim'de soyle denmistir: "Kendisi ihramsiz oldugu halde O'nunla (Meymune) evlendi, Ravi -ki Yezid Ibnu'l-Esamm'dir- der ki: "Meymune hem benim teyzemdi, hem de Ibnu Abbas'in teyzesi idi."

Tirmizi'de su ziyade vardir: "Meymune (radiyallahu anha) ile gerdek yaptiginda ihramsiz idi. Meymune Serefte oldu. Onu, Resulullah'in kendisiyle gerdek yaptigi cadirda defnettik.




Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.

----

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

loading...