1671 - Hz. Ebu Hureyre
(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)
buyurdular ki: "Allah Teala, Hz. Adem (aleyhisselam)'i yarattigi ve ruh
ufledigi zaman, Adem hapsirdi ve elhamdulillah diyerek, izni ile Teala'ya
hamdetti. Rabbi de ona:
"Ey Adem,
yerhamukallah (Allah sana rahmet etsin), (mukarreb) meleklerden su oturan gruba
git ve "Esselamu aleykum" de!" dedi. (Hz. Adem oyle yapti. Hitab
ettigi melekler):
"Ve aleyke's-selamu ve
rahmetullahi ve berekatuhu!" diye karsilik verdiler. Sonra Adem
(aleyhisselam) Rabbine dondu. Rabbi ona:
"Bu cumle senin ve evladlarinin
aralarindaki selamlasmadir" dedi.
Allah Teala hazretleri,
elleri kapali oldugu halde Adem'e: "Diledigini sec!" dedi. Hz. Adem:
"Rabbimin sag elini
sectim! Rabbimin iki eli de sagdir, mubarektir" dedi. Sonra Allahu Teala
hazretleri sag elini acti. Icinde Hz. Adem ve onun zurriyeti(nin emsalleri)
vardi. Hz. Adem (aleyhisselam):
"Ey Rabbim, bunlar
nedir?" dedi. Rabb Teala: "Bunlar senin zurriyetindir" dedi. Her
insanin iki gozunun arasinda omru yaziliydi. Aralarinda biri hepsinden daha
parlak, daha nurlu idi. Hz. Adem:
"Ey Rabbim ! Bu
kimdir?" dedi. Rabb Telala hazretleri:
"Bu senin oglun
Davud'dur. Ben ona kirk yillik omur takdir ettim" dedi. Adem aleyhisselam:
"Ey Rabbim onun omrunu
uzat!" talebinde bulundu. Rabb Teala:
"Bu ona takdir edilmis
olandir!" deyince, Adem:
"Ey Rabbim, ben ona
kendi omrumden altmis senesini verdim"diye israr etti. Bunun uzerine Rabb
Teala:
"Sen ve bu (talebin
berabersiniz)." buyurdu.
Sonra Adem cennete
yerlestirildi. Allah'in diledigi kadar orada kaldi. Sonra cennetten (arza)
indirildi. Adem burada kendi ecelini yil be-yil sayip hesapliyordu. Derken olum
melegi geldi. Hz. Adem (aleyhisselam) ona:
"Acele ettin, erken
geldin. Bana bin yil omur takdir edilmisti!" dedi.
Melek: "Iyi ama sen
oglun Davud a altmis senesini verdin" dedi. Ne var ki O bunu inkar etti,
zurriyeti de inkar etti; o unuttu, zurriyeti de unuttu. "
Resulullah (aleyhissalatu
vesselam) ilave etti: "O gunderi itibaren yazma ve sahidlik
emredildi."
Tirmizi, Tefsir,
Muavvizateyn (3365). Bu hadis A'raf suresinin tefsirinde gecti. Orada son cumle
yoktur.
1672 - Hz. Aise
(radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)
buyurdular ki: "Melekler nurdan yaratildilar, cinler dumanli bir alevden
yaratildilar. Adem de size vasfi yapilandan yaratildi. "
Muslim, Zuhd 60, (2996).
1673 - Ibnu Omer
(radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Hayir, Allah'a kasem olsun Resulullah
(aleyhissalatu vesselam), Hz. Isa'nin kizil cehreli oldugunu soylemedi. Ancak
sunu soyledi: "Ben bir keresinde uyumustum. Ruyamda Beytullah'i
tavafediyordum. O sirada duz sacli, kumral benizli, basindan su akar vaziyette
iki kisiye dayanip ortalarinda gitmekte olan birisini gordum.
"Bu kim?" dedim.
"Meryem'in oglu!"
dediler.
Bunun uzerine daha yakindan
gormek icin ilerledim. Kizil, iri, kivircik sacli, sag gozu kor, gozu uzum gibi
pertlek bir adam daha vardi.
"Bu kim?" dedim.
"Bu, Deccal !"
dediler.
Insanlardan en cok ona
benzeyeni Ibnu Katan'di."
Zuhri der ki: "Ibnu
Katan, cahiliye devrinde vefat eden Huzaali bir kimseydi."
Buhari, Tabi 33, 11,
Enbiya, 42, Libas 68, Fiten 26, Muslim, Imam 275,(169); Muvatta, Sifatu'n-Nebi
2, (2, 920).
1674 - Hz. Cabir
(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular
ki: "Bana gecmis peygamberler (aleyhimusselam) arzedildiler. Hz. Musa
zayifca bir erkekti. Sanki Senue kabilesinden (uzun boylu) birine benziyordu.
Hz. Isa (aleyhisselam)'yi da gordum, gorduklerim icinde ona en cok benzeyen
Urve Ibnu Mes'ud idi. Hz. Ibrahim (aleyhisselam)'i de gordum, gorduklerim
arasinda ona en cok benzeyen, arkadasinizdi -yani kendisini kastediyor- Hz.
Cebrail (aleyhisselam)'i de gordum. Gorduklerimden ona en ziyade benzeyen Dihye
Ibnu Halife idi."
Muslim, Imam 271, (167);
Menakib 27, (3651).
1675 - Semure Ibnu Cundub
(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu
ki: "Sam, Araplarin babasidir.Yafes, Rumlarin babasidir. Ham Habesilerin
babasidir."
Tirmizi, Tefsir, Saffat,
(3229), Menakib, (3927).
1676 - Hz. Ebu Hureyre
(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)
buyurdular ki: "Zekeriyya (aleyhisselam) marangoz idi."
Muslim, Fedail 169, (2379).
HILAFET VE EMIRLIGIN AHKAMI
IMAMLAR KUREYS'TENDIR
1677 - Hz. Cabir
(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu
ki: "Insanlar hayirda da serde de Kureys'e tabidir."
Muslim, Imaret 3, (1819).
1678 - Hz. Ebu Hureyre
(radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)
buyurdular ki: "Insanlar bu iste Kureys'e tabidirler. Muslumanlari
Musluman olanlarina, kafirleri kafir olanlarina tabidirler. Insanlar madenler
gibidir. Cahiliyede hayirli olanlar fikhi ogrenirlerse Islam'da da
hayirlidirlar. Bu ise en cok nefret edenleri insanlarin en hayirlisi
bulacaksin. Onlar (rizalari hilafina) icine dusmedikce buna talib
olmazlar."
Buhari, Menakib 1; Muslim,
Imaret 2, (1818).
1679 - Ibnu Omer
(radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)
buyurdular ki: "Bu is (emirlik) insanlardan iki kisi baki kaldikca
Kureys'te olmaya devam edecektir."
Buhari, Menakib 2, Ahkam 2,
Enbiya 1; Muslim, Imaret 4, (1820).
1680 - Sefine (radiyallahu
anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki:
"Hilafet, ummetim arasinda otuz yil surecektir. Bundan sonra saltanat
gelecektir." Said Ibnu Cumhan dedi ki:
"Sonra ilave etti:
"Hz. Ebu Bekir (radiyallahu anh)'in hilafetine Hz. Omer'in hilafetini,
Hz.Osman'in hilafetine Hz. Ali'nin hilafetini (radiyallahu anhum ecmain) ekle
(parmaklarinla say) bak!" dedi. Bunlari (sayinca hakikaten) otuz yil
bulduk."
Sefine'ye: "Emeviler,
hilafetin kendilerinde (devam ettigini) zannederler"denmisti, su cevabi
verdi: "Beni'z-Zerka yalan soyluyor. Onlar krallardir, hem de en kotu
krallar."
Ebu Davud, Sunnet 9 (4648,
4647); Tirmizi,Fiten 48, (2227).
Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet
malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı
hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı
Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in
Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn
Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça
“kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte”
kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.
