Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 4391-4400 )

4391 - Bera radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Ca'fer Ibnu Ebi Talib radiyallahu anh'a dedi ki: "sen bana hem huy ve hem de yaratilis yonuyle benziyorsun."
Buhari, Megazi 43; Muslim, Cihad 90, (1783); Tirmizi, Menakib, (3769).

HZ. HASAN VE HUSEYIN RADIYALLAHU ANHUMA

4392 - Hz. Bera radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i gordum, Hz. Hasan'i omuzunda tasiyor ve de:
"Allahim, ben bunu seviyorum, onu sen de sev!" diyordu."
Buhari, Fezailu'l-Ashab 22; Muslim, Fezailu's-Sahabe 58, 59, (2422); Tirmizi, Menakib, (3784).

4393 - Tirmizi'nin bir rivayetinde soyle gelmistir: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Hz. Hasan ve Huseyin'e bakip: "Allahim, ben bunlari seviyorum, sen de sev!" buyurdu."
Tirmizi, Menakib, (3784).

4394 - Ukbe Ibnu'l-Haris radiyallahu anh anlatiyor: "Hz. Ebu Bekr radiyallahu anh (bir gun) ikindi namazini kildi, sonra beraberinde Hz. Ali radiyallahu anh oldugu halde yurumeye basladi. Yolda Hz. Hasan'i cocuklarla oynuyor gordu. Omuzuna alip:
"Babam feda olsun! ali'ye degil, Resulullah'a benziyor!" buyurdu. Hz. Ali de guluyordu."
Buhari, Fezailu'l-Ashab 22.

4395 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a "ehl-i Beyti'nden hangisini en cok seviyorsun?" diye sorulmustu.
"Hasan ve Huseyin!" diye cevap verdi. Hz. Fatima radiyallahu anha'ya:
"Benim ogullarimi bana cagir!" emreder, onlari getirip koklar, kucaklardi."
Tirmizi, Menakib, (3774).

4396 - Ya'la Ibnu Murre anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Huseyin bendendir, ben de Huseyin'denim. Allah Huseyin'i seveni sever. Huseyin "esbat" tan biridir."
Tirmizi, Menakib, (3777); Ibnu Mace, Mukaddime, (144).

4397 - Ebu Sa'id radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Hasan ve Huseyin, cennet ehlinin iki gencidir."
Tirmizi, Menakib, (3778).

4398 - Abdullah Ibnu Seddad, babasi radiyallahu anh'tan naklediyor: Der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam iki aksam namazinin (yani aksam ve yatsinin) birinde yanimiza geldi. Hasan veya Huseyin'den birini tasiyordu. Resulullah aleyhissalatu vesselam one gecip cocugu yere birakti. Sonra tekbir getirip namaza durdu. Sonra namaz sirasinda uzunca bir secde yapti."
Babam devamla dedi ki: "(Secde cok uzadigi icin) basimi kaldirip baktim. Bir de ne goreyim! Secdede olan Resulullah'in sirtina cocuk binmis duruyor. Ben hemen secdeme dondum. Namaz bitince, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a cemaatten:
"Ey Allah'in Resulu! Namaz sirasinda oyle uzun bir secde yaptiniz ki, bir hadise meydana geldi zannettik veya sana vahiy indi zannettik!" diye soranlar oldu.
"Hayir!" dedi, "bunlardan hicbiri olmadi. Velakin, oglum sirtima bindi. Ben, acele edip hevesi gecmeden sirtimdan indirmeyi uygun bulmadim (kendisi ininceye kadar bekledim)."
Nesai, Iftitah 83, (2, 229, 230).

4399 - Ensar'dan bir kadin Selma radiyallahu anha anlatiyor: "Ummu Seleme'nin yanina girdim, agliyordu.
"Niye agliyorsun!" diye sordum. Bana su cevabi verdi:
"Simdi Resulullah aleyhissalatu vesselam'i ruyamda gordum. Basinda ve sakallarinda toprak vardi. "Neyiniz var, Ey Allah'in Resulu?" dedim, "Az once Huseyin'in olduruldugune sahid oldum" buyurdu."
Tirmizi, Menakib, (3774).

4400 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Ubeydullah Ibnu Ziyad'a Hz. Huseyin radiyallahu anh'in basi getirildi. Elindeki cubugun ucuyla burnuna durtuyor ve:
"Bu kadar guzelini de hic gormedim!" diyordu. Ben de:
"O, (Al-i Beyt arasinda) Resulullah aleyhissalatu vesselam'a en cok benzeyeni idi" dedim."

Buhari, Fezailu'l-Ashab 22; Tirmizi, Menakib, (3780).




Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.

----

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

loading...