Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 3401-3410 )

3401 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ameller her persembe ve pazartesi gunu arzedilir. Aziz ve Celil olan Allah o gun, Allah'a hicbir sirk kosmayan kulun gunahini affeder. Bundan sadece kardesiyle arasinda dusmanlik olani istisna eder, (onu affetmez) ve der ki: "Bu ikisini barisincaya kadar terkedin."
Muslim, Birr 36, (2565); Muvatta, Husnu'l- Hulk 17, (2, 908); Ebu Davud, Edeb 55, (4916); Tirmizi, Birr 76, (2024).

3402 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Safiyye Bintu Huyeyy 'in devesi hastalandi. Zeyneb Bintu Cahs'in yaninda fazla deve vardi. Resulullah aleyhissalatu vesselam ona:
"Safiyye'ye bir deve ver!" buyurdu. Zeyneb:
"Ben bu yahudi kizina deve mi verecek misim?'' diyerek (red cevabi verdi). Resulullah aleyhissalatu vesselam ona kizip, Zilhicce ve Muharrem aylari ile Safer ayinin bir kismi boyunca kustu.''
Ebu Davud, Sunnet 4, (4602).

INSANLARIN KUSURLARINI ARASTIRMAK VEYA ORTMEK

3403 - Hz. Abdullah Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "(Birgun) Resulullah aleyhissalatu vesselam minbere cikip yuksek sesiyle soyle nida etti:
"Ey diliyle musluman olup da kalbine iman nufuz etmemis olan (munafik)lar! Muslumanlara eza vermeyin, onlari kinamayin, kusurlarini arastirmayin. Zira kim, musluman kardesinin kusurunu arastirirsa, Allah da kendisinin kusurlarini arastirir. Allah kimin kusurunu arastirirsa, onu, evinin icinde (insanlardan gizli) bile olsa rusvay eder.''
Ibnu Omer bir gun Ka'be'ye nazar etti ve:
"Sanin ne yuce, hurmetin ne yuce! Ancak mu'minin Allah yanindaki hurmeti senden de yuce!'' dedi.''
Tirmizi, Birr 85, (2033).

3404 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bir ayip gorur ve onu orterse, diri diri gomulmus bir kizi ihya etmis gibi olur.''
Ebu Davud, Edeb 45 (4891).

3405 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bir kul dunyada bir kulu orterse, Allah Kiyamet gunu onu mutlaka orter.''
Muslim, Birr 72, (2590).

3406 - Zeyd Ibnu Vehb anlatiyor: "Ibnu Mes'ud radiyallahu anh'a (bir adam) getirilip: "Su herif falancadir, sakalindan sarap damliyor'' denildi. Abdullah radiyallahu anh:
"Ben tecessusten men edildim. Lakin bize bir sey zahir olursa onu ele aliriz!" cevabini verdi."
Ebu Davud, Edeb 44, (4890).

KADINA BAKMA

3407 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Sakin bir erkek, yaninda mahremi olmadikca yabanci bir kadinla yalniz kalmasin."
Buhari, Nikah 111, Cezau's- Sayd 26, Cihad 140, 181; Muslim, Hacc 424, (1341).

3408 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Aklinda bir seyler olan bir kadin vardi. Bir gun Resulullah aleyhissalatu vesselam'a:
"Ey Allah'in Resulu! Benim sana bir ihtiyacim var!'' dedi. Aleyhissalatu vesselam:
Ey ummu fulan, yollardan hangisini dilersen bak da ihtiyacini goreyim" dedi. Kadinla birlikte bir sokaga gitti, kadin da ihtiyacini arzetti."
Muslim, Fedail 76, (2326); Ebu Davud, Edeb 13, (4818, 4819).

3409 - Hz. Cerir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ani bakistan sordum. Bana:
"Nazarini hemen cevir!'' buyurdu.''
Muslim, Adab 45, (2159); Ebu Davud, Nikah 44, (2159); Tirmizi, Edeb 29, (2777).

3410 - Hz. Bureyde radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Hz. Ali radiyallahu anh'a buyurdular ki:
"Ey Ali, bakisina bakis ekleme. Zira ilk bakis sanadir, ama ikinci bakis aleyhinedir."

Tirmizi, Edeb 28, (2778); Ebu Davud, Nikah 44, (2149).



Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.

----

Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 3401-3410 ) - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.