Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 6151-6160 )

SARGI UZERINE MESH

6151 - Hz. Ali Ibnu Ebi Talib radiyallahu anh anlatiyor: "Bilek kemiklerimden biri kirilmisti. Resulullah aleyhissalatu vesselam'a (abdest sirasinda ne yapmam gerektigini) sordum. Aleyhissalatu vesselam bana, sargi uzerinden meshetmemi soyledi."

TUKRUK TEMIZDIR

6152 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i Hz. Huseyin'i omuzunda tasirken gordum, cocugun tukrugu Aleyhissalatu vesselam'in uzerine akiyordu."

KABA AGIZDAN SU DOKMEK

6153 - Abdulcebbar Ibnu Vail babasi Vail radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a (abdest icin ici su dolu) bir kova getirildigini gordum. Aleyhissalatu vesselam, o sudan agzina alip mazmaza yapti, misk kokulu veya miskten daha hos kolulu olarak suyu fem-i mubareklerinden kovaya birakti. Sonra burnuna da su cekip bu suyu kovanin disina atti."

AVRETE BAKMAMAK

6154 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in fercine hic bakmadim -veya "gormedim.-"
Ebu Bekr der ki: "Bu hadisi (Hz. Aise'den) onun azadli bir cariyesi rivayet etmistir."

VUCUDDA SU DEGMEDIK KURU YER

6155 - Ibnu Abbas radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cunublukten yikanmisti. Gusulden sonra bir parca yerin kuru kaldigini farketti. Bunun uzerine perceminden (akittigi su ile) orayi islatti."
Ishak, rivayetinde: "O kuru yerin uzerine sacini sikti" demistir."

6156 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Ben cenabetten yikanmis, sonra da sabah namazini kilmistim, sonradan, bedenimde tirnak kadar bir yere suyun degmemis oldugunu farkettim (ne yapayim?)" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Eger, orayi (islak) elinle meshetseydin bu sana yeterliydi" buyurdular."

OGLE NAMAZI VAKTI

6157 - Habbab (Ibnu Eret) ve Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anhuma anlatmislardir: "Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam'a kizgin kumlarin hararetinden sikayet ettik. Fakat sikayetimizi dinlemedi.

OGLEYI SERINLIGE BIRAKMA

6158 - Mugire Ibnu S'u'be radiyallahu anh anlatiyor: "Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam ile birlikte ogleyi gun ortasi sicakliginda kilardik. (Bir ara) bize: "Ogle namazini serinlige birakin. Zira hararetin iddeti cehennemin kabarmasindandir" buyurdular."

6159 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ogle namazini serinlige birakin."

AKSAM NAMAZI VAKTI

6160 - Abbas Ibnu Abdi'l-Muttalib radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ummetim, aksam namazini yildizlar civildasincaya kadar tehir etmedikce fitrat uzerine devam eder."

Ebu Abdillah Ibnu Mace der ki: "Muhammed Ibnu Yahya'nin soyle dedigini isittim: "Bu hadis hakkinda alimler Bagdat'ta anlasmazliga dustuler. Ben ve Ebu Bekr el-A'yan, Avvam Ibnu Abbad Ibni'l-Avvam'a kadar gidip sorduk. Bize, babasina ait asil nushayi cikardi, arastirdi, hadisi orada buldu."


Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.

----

Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 6151-6160 ) - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.