Müddesir Suresi - Süleyman Ateş Meali

Rahmân ve Rahim Allâh’ın adıyla

1. Ey örtüsüne bürünen,

2. Kalk, uyar.

3. Rabbini tekbir et (O’nun büyüklüğünü an),

4. Elbiseni temizle,

5. Pislikten kaçın.

6. Verdiğini çok bularak başa kakma.

7. Rabbin için sabret.

8. Sûr’a üflendiği zaman

9. İşte o gün, çetin bir gündür!

10. Kâfirler için kolay değildir.

11. Benimle şu adamı yalnız bırak ki ben onu tek olarak yarattım.

12. Ona uzun boylu mal verdim.

13. Göz önünde oğullar (verdim).

14. Kendisine bir döşeyiş döşedim.

15. Hâlâ daha da artırmama göz dikiyor.

16. Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.

17. Onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

18. Zirâ o düşündü, ölçtü, biçti.

19. Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti.

20. Yine kahrolası nasıl ölçtü, biçti.

21. Sonra baktı,

22. Sonra surat astı, kaşlarını çattı,

23. Sonra arkasını döndü, böbürlendi:

24. "Bu dedi, rivâyet edilip öğretilen bir büyüden başka bir şey değildir."

25. "Bu, sadece, bir insan sözüdür."

26. Onu Sekar’a sokacağım.

27. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bileceksin?

28. (Geride bir şey) Komaz, bırakmaz (her şeyi yakıp yok eder).

29. Durmadan deriler kavurur.

30. Üzerinde ondokuz (muhafız) vardır.

31. Biz cehennemin muhafızlarını hep melekler yaptık. Onların sayısını da inkâr edenler için bir sınav yaptık ki, kendilerine Kitap verilmiş olanlar iyice inansın, inananların da imanı artsın. Kitap verilmiş olanlar ve inananlar kuşkulanmasınlar. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: "Allâh bu misâlle ne demek istedi?" desinler. Böylece Allâh, dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlara bir uyarıdır.

32. Hayır, andolsun Aya,

33. Dönüp gitmekte olan geceye,

34. Ağaran sabaha,

35. Ki o (Sekar), büyük (belâ)lardan biridir.

36. İnsanlar için uyarıcıdır;

37. Sizden (iman yolunda) ileri gitmek veya geri kalmak dileyen kimseler için (uyarıcıdır).

38. Her can, kazandığıyle (Allâh katında) rehin alınmıştır.

39. Yalnız sağın adamları (Kitapları sağdan verilenler) hariç.

40. Onlar cennetler içinde soruyorlar;

41. Suçluların durumunu:

42. "Sizi şu yakıcı ateşe ne sürükledi?"

43. (Onlar da) Dediler ki: "Biz namaz kılanlardan olmadık."

44. "Yoksula da yedirmezdik."

45. Boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık."

46. "Cezâ gününü yalanlardık."

47. "İşte böyle iken ölüm bize gelip çattı."

48. Artık onlara şefâ’atçilerin şefâ’ati fayda vermez.

49. Böyle iken onlara ne oluyur ki öğütten yüz çeviriyorlar?

50. Yaban eşekleri gibi;

51. Aslandan ürkmüş.

52. Hayır, onlardan her kişi kendisine açılan sahifeler verilmesini istiyor.

53. Yok yok onlar âhiretten korkmuyorlar.

54. Hayır (iyi bilsinler ki) o (Kur’ân) bir ikazdır.

55. Dileyen onu düşünür, öğüt alır.

56. Allâh dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Takvâ ve mağfiret ehli O’dur (kendisinden korunmağa, cezâsından kaçınmağa lâyık olan ve günâhları bağışlayan yalnız O’dur).

----

Kategoriler

Kuran Kaynakları

Müddesir Suresi - Süleyman Ateş Meali - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.