Nas Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. De ki: "Sığınırım insanların Rabbine,"

2. "İnsanların hükümdarına,"

3. "İnsanların ilahına;"

4. "Vesvese veren sinsi sinicinin şerrinden;"

5. "Ki o, insanların göğüslerine hep vesvese verir,"

6. "Cinlerden ya da insanlardan."

Felak Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. De ki: "Felakın Rabbine sığınırım."

2. "Yarattıklarının şerrinden,"

3. "Çöktüğü zaman karanlığın şerrinden,"

4. "Düğümlere üfürenlerin şerrinden,"

5. "Ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden."

İhlas Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. De ki: "O Allah, birdir."

2. "Allah, Samed’dir."

3. "Doğurmamıştır, doğrulmamıştır da."

4. "Ve hiç bir şey O’na denk değildir."

Tebbet Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Ebu Leheb’in elleri kurusun; ve kurudu da...

2. Malı ve kazandıkları kendisine bir yarar sağlamadı.

3. Alevli bir ateşi boylayacak.

4. Ve karısı; odun taşıyıcısı olarak,

5. Boynunda da hurma lifinden bükülmüş bir ip.

Nasr Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde,

2. Ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,

3. Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

Kâfirun Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. De ki: "Ey kâfirler!"

2. "İbadet ettiklerinize ibadet etmem."

3. "Siz de ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz."

4. "Ve ben ibadet ettiklerinize ibadet edecek değilim."

5. "Siz de ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz."

6. "Sizin dininiz size, benim dinim bana."

Kevser Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Şüphesiz, biz sana Kevser’i verdik.

2. O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.

3. Doğrusu asıl soyu kesik sana buğz edendir.

Ma'un Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Dini yalanlayanı gördün mü?

2. İşte o, yetimi iter.

3. Yoksulu da doyurmaya teşvik etmez.

4. Veyl olsun namaz kılanlara!

5. Ki onlar namazlarında gaflet içindedirler;

6. Onlar riyakarlık yaparlar,

7. Ve ufacık bir yardımı bile engellemektedirler.

Kureyş Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Kureyş’in güvenliği için;

2. Kış ve yaz yolculuklarındaki güvenlikleri için;

3. Öyleyse, şu evin Rabbine ibadet etsinler.

4. O ki, kendilerini açlıktan doyurdu ve korkudan güvenlik verdi.

Fil Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı?

2. Düzenlerini boşa çıkarmadı mı?

3. Ve üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.

4. Onlara çamurdan taşlar atıyorlardı.

5. Sonunda onları yenik ekin gibi yapıverdi.

Hümeze Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. İnsanları arkadan çekiştiren, yüzlerine karşı alay eden herkese veyl olsun!

2. O ki, malı toplayıp tekrar tekrar saydı.

3. Malının gerçekten kendisini ebedi kılacağını sanıyor.

4. Hayır; andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır.

5. Hutame’nin ne olduğunu bilir misin?

6. Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir,

7. Yüreklere tırmanır.

8. Muhakkak ki o, üstlerine kilitlenecektir.

9. Dikilipyükseltilmiş sütunlarda.

Asr Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Andolsun asra,

2. Gerçekten, insan kesin ziyandadır.

3. İman edip salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.

Tekasür Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Çoklukla övünmek sizi o kadar çok oyaladı ki;

2. Ta mezarı ziyaretinize kadar sürdü.

3. Hayır, hayır; yakında öğreneceksiniz.

4. Yine hayır, hayır; yakında öğreneceksiniz.

5. Hayır, hayır; eğer siz kesin bir şekilde bilmiş olsaydınız

6. O çılgınca yanan cehennem ateşini de mutlaka göreceksiniz.

7. Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle göreceksiniz.

8. Sonra kuşkusuz o gün, nimetten elbette sorguya çekileceksiniz.

Kari'a Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Şiddetle çalan?

2. Nedir o şiddetle çalan?

3. O şiddetle çalanın ne olduğunu bilir misin?

4. O gün insanlar, darmadağınık pervaneler gibi olacak.

5. Dağlar da atılmış yün gibi olacak.

6. O zaman kimin tartıları ağır gelirse;

7. Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir.

8. Fakat kimin de tartıları hafif gelirse,

9. Artık onun da anası Hâviye’dir.

10. Onun ne olduğunu bilir misin?

11. Kızgın bir ateştir.

Adiyat Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Andolsun harıl harıl koşanlara,

2. Kıvılcım saçanlara,

3. Sabah akıncılarına,

4. O baskınla ortalığı birbirine katanlara.

5. Ve bununla bir topluluğun ortasına dalanlara ki;

6. Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür.

7. Şüphesiz kendisi de buna elbette şahiddir.

8. Muhakkak o, mal sevgisine son derece düşkündür.

9. Bilmiyor mu, kabirlerde olanların altüst edileceğini?

10. Göğüslerde olanların derleneceğini,

11. Şüphesiz o gün, Rableri kendilerinden gerçekten haberdardır.

Zilzal Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Yeryüzü, olabildiğince sarsıldığında,

2. Yer bütün ağırlığını dışarıya çıkardığı zaman.

3. Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediğinde,

4. O gün bütün haberlerini anlatacaktır.

5. Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.

6. O gün insanlar, amelleri gösterilsin diye, bölük bölük çıkarlar.

7. Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür.

8. Kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse, onu görür.

Beyyine Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Kitap ehlinden ve müşriklerden küfürlerinde ısrar edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar, ayrılacak değillerdi.

2. Tertemiz sahifeleri ileten Allah’tan bir rasuldür.

3. Onların içinde dosdoğru yazılıhükümler vardır.

4. Ama kendilerine kitap verilenler, ancak apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

5. Oysa onlar, dini yalnızca O’na halis kılan hanifler olarak sadece Allah’a ibadet etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermekten başkasıyla emrolunmadılar. Dosdoğru din, işte budur.

6. Gerçek şu ki, ister kitap ehlinden, ister müşriklerden olsun, küfürlerinde ısrar edenler, cehennem ateşindedirler, orada daimidirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir.

7. İman edip salih amel işleyenler, onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır.

8. Rableri katındaki mükâfatları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere Adn Cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur. Kendileri de O’ndan hoşnut olmuşlardır. İşte bu, Rabbinden titreyerek korkan kimse içindir.

Kadir Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Doğrusu, biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik.

2. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu bilir misin?

3. Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.

4. Melekler ve Ruh, onda Rab’lerinin izniyle her bir iş için inerler.

5. O, tan yeri ağarıncaya kadar selamdır.

Âlak Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Yaratan Rabbinin ismiyle oku!

2. İnsanı bir kan pıhtısından yarattı.

3. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir.

4. Ki O, kalemle öğretendir.

5. İnsana bilmediğini öğretti.

6. Hayır, hayır; gerçekten insan, azar.

7. Kendini yeterli gördüğünden.

8. Şüphesiz dönüş yalnızca Rabbinedir.

9. Engelleyeni gördün mü?

10. Namaz kıldığı zaman bir kulu.

11. Gördün mü? Ya o, doğru yol üzerindeyse,

12. Yahut takvayı emrettiyse?

13. Gördün mü? Ya yalanlayıp yüz çevirdiyse,

14. Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu?

15. Hayır, hayır; eğer o, son vermeyecek olursa, elbette, alından tutup sürükleyeceğiz.

16. Yalancı ve günahkâr alından.

17. İşte o zaman, meclisini çağırıp toplasın...

18. Biz de zebanileri çağırıveririz!

19. Hayır, hayır; ona itaat etme! Secde et ve yaklaş!

Tin Suresi - Harun Yıldırım Meali

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Andolsun incire, zeytine,

2. Sina dağına,

3. Ve şu emin beldeye ki;

4. Doğrusu biz insanı en güzel biçimde yarattık.

5. Sonra onu, aşağıların en aşağısına çevirdik.

6. İman edip salih ameller işleyenler müstesna; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.

7. Öyleyse bundan sonra hangi şey sana dini yalanlatabilir?

8. Allah, hakimlerin hakimi değil mi?

Kategoriler

Kuran Kaynakları

meal - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.