Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 121-130 )

121 - Esma Bintu Ebi Bekr (radiyallahu anhuma) anlatiyor. "Mekke'de Abdullah Ibnu Zubeyr (radiyallahu anh)'e hamile kalmistim. Dogum yaklasmisti ki, Mekke'yi terkettim ve Medine'ye geldim, Kuba'ya indim. Abdullah'i orada dunyaya getirdim. Dogunca, bebegi alip Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a goturdum, kucagina biraktim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir hurma istedi, agzinda cigneyerek ezdikten sonra, tukrugunden cocugun agzina birakti. Abdullah'in midesine ilk inen sey Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in mubarek tukrukleri idi. Sonra (yumusattigi o) hurma ile cocugun damagini ogdu, hakkinda bereketle dua etti ve Abdullah ismini verdi. Musluman aileden ilk dogan cocuk bu idi. (Medine'de butun Muslumanlar) onun dogumuna cok sevindiler. Cunku "Yahudiler size sihir yaptilar, asla dogum yapamayacaksiniz" diye bir sayia cikarilmisti."
Buhari, Menakibu'l-Ensar 45, Akika 1, Muslim, Adab 26, (2146).

122 - Ebu Musa (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir oglum dogmustu. Hemen Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a getirdim. Ibrahim ismini verip bir hurma ile tahnikde bulundu. Sonra da "Mubarek olsun" diye dua buyurdu ve cocugu bana geri verdi. Bu cocuk, Ebu Musa'nin en buyuk evladi idi."
Buhari, Akika 1; Muslim, Adab 24, (2145).

123 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Abdullah Ibnu Ebi Talha'yi dogdugu zaman Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a goturdum. Bebek bir bez icerisinde idi. Vardigimizda Resulullah (aleyhissalatu vesselam) devesine katran suruyordu. "Beraberinde hurma da getirdin mi?" diye sordu. "Evet" dedim ve birkac tane hurma verdim. Onlari agzinda cignedi, sonra cocugun agzini acti. Agzina tukrugu puskurttu. Bebek, yalamaya basladi. Bunun uzerine Resulullah (aleyhissalatu vesselam) "Ensar'in hurma sevgisine bakin (dogar dogmaz basliyor)" diye latife etti ve cocugu Abdullah diye isimledi."
Buhari, Cenaiz 42, Akika 1; Muslim, Adab 22, (2144); Ebu Davud, Edeb 69, (4951) Hadisin metni; Muslim'deki metindir.

124 - Hz. Aise (radiyallahu anha): "Ey Allah'in Rasulu, dedim, arkadaslarimdan her birisinin bir kunyesi var, (benim yok)". Dedi ki: "Oglum Abdullah Ibnu Zubeyr ile kunyelen." Aise, "Ummu Abdillah (Abdullah'in annesi)" diye kunye almisti"
Ebu Davud, Edeb 78, (4970).
Rezin merhum: "Teyze anne gibidir" ilavesini kaydetmistir.

HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'IN DEGISTIRDIGI ISIMLER

125 - Hz. Aise (radiyallahu anha): "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cirkin isimleri degistirirdi" buyurmustur.
Tirmizi, Edeb 66, (2841).

126 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Zeyneb Bintu Ebi Seleme'nin ismi Berre idi. "Nefsini tezkiye ediyor" denildi. Bunun uzerine Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) onu Zeyneb diye isimlendirdi.
Buhari Edeb 108; Muslim, Edeb 17, (2141).

127 - Ibnu Abbas (radiyallahu anh) anlatiyor: "Cuveyriye Bintu'l-Haris'in ismi Berre idi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onun ismini Cuveyriye diye degistirdi. Zira, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) "Berre'nin yanindan cikti" denmesini sevmiyordu.
Muslim, Edeb 16, (2140).

128 - Sureyh Ibnu Hani, (radiyallahu anh) babasindan naklediyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), kavmimin beni Ebu'l-Hakem diye kunyelediklerini isitmisti. Beni cagirtarak: "Hakem olan Allah'tir, hukum de O'nadir, oyle ise, sen nasil Ebu'l-Hakem kunyesini tasirsin?" dedi. Ben acikladim: "Kavmim bir meselede anlasmazliga dusunce bana gelirler, ben hukme baglarim. Her iki taraf da verdigim hukme razi olurlar." Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Bu ne guzel sey?" buyurdu ve "Cocuklarindan neler var?" diye sordu. Ben: "Sureyh, Muslim, Abdullah var" dedim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "En buyugu hangisi?" dedi. "Sureyh" dedim. "Oyleyse, buyurdu, sen Ebu Sureyh'sin"
Ebu Davud, Edeb 70, (4955); Nesai, Kada 7, (8, 226-227).

129 - Besir Ibnu Meymun, amcasi Usame Ibnu Ahdari'den rivayet ediyor: Ahdari diyor ki: "Ismi Asram olan bir adam vardi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Ismin nedir?" diye sordu. Adam Asram diye cevap verdi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Hayir sen Zur'a'sin" buyurdu.
Ebu Davud, Edeb 70, (4954).

130 - Said Ibnu'l-Museyyeb babasi vasitasiyla dedesinden naklediyor: "Dedem, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ugramisti. Ismin ne? diye sordu. "Hazn (sert yer)" diye cevap verdi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Hayir sen Sehl'sin" dedi. Museyyeb: "Olamaz, babanin verdigi bir ismi degistiremem" dedi. Ibnu'l-Museyyeb ilave ediyor: "O gunden sonra aramizda kabalik devam etti gitti."
Buhari, Edeb 107-108; Ebu Davud, Edeb 70, (4956).
Ebu Davud'un rivayetinde soyle demistir: "... Hayir sehl ezilir ve hakir tutulur."

Ebu Davud merhum der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Asi, Aziz, Atele (siddet, sertlik), Seytan, Hakem, Gurab (karga) Habbab, Sihab isimlerini degistirdi. Sihab'i Hisam, Harb'i Silm (sulh), Muzdaci'i (yatan) Munbais (kalkan) yapti. Afire (corak) adini tasiyan bir araziyi de Hadire (yesillik) diye, Si'bu'd Dalalet'i (sapiklik gecidi) Si'bu'l-Huda diye isimledi. Benu'z-Zinye'yi Benu'r-Rusd olarak degistirdi."



Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.



----

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

loading...