Mürselat Suresi - Mustafa İslamoğlu Meali

Rahman rahim Allah`ın adıyla

1. Şahit olsun birbiri ardınca gönderilen (bu vahiyler)!

2. Ardından bir fırtına gibi ortalığı kasıp kavuranlar!

3. Ve (ilahi mesajı) yaydıkça yayanlar!

4. Peşinden (hak ile batılı) seçip ayıranlar!

5. derken (insanı) tarifsiz (güzellikte) bir öğütle buluşturanlar;

6. (o öğütle) imana yöneleni mazur addeden ve (tevbe için) uyarıda bulunanlar...

7. Elbette, tehdit edildiğiniz şey mutlaka gerçekleşecektir:

8. Yıldızlar söndürüldüğü zaman;

9. ve gök yarıldığı zaman;

10. ve dağlar un ufak edildiği zaman;

11. ve bütün elçiler (tanıklık) vaktinde toplandığı zaman...

12. Peki, bütün bunlar hangi gün gerçekleştirilecek?

13. (İyi ile kötü arasındaki) Ayrım Günü.

14. Sahi, bu Ayrım Günü`nün dehşetini sen nereden bileceksin?

15. O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

16. Ne yani, Biz (o yalanlayanların) öncülerini helak etmedik mi?

17. Sonrakileri de onların peşine diziveririz:

18. İşte günahı hayat tarzı haline getirenlere böyle davranırız.

19. O gün vay haline bu hakikati yalanlayanların!

20. Sizin yaratılış sürecinizi basit ve zayıf bir sıvıdan başlatmadık mı?

21. Ki Biz o sıvıyı (rahim gibi) sağlam bir karar mahallinde korumaya aldık;

22. tabi ki önceden belirlenmiş bir süreye kadar...

23. Bütün bunları Biz takdir ettik; ve ne muhteşemdir Bizim takdirimiz!

24. O gün vay haline (bu) hakikatı yalanlayanların!

25. Değil mi ki yeryüzünü bir arada yaşama alanı yaptık;

26. (manen) diri (mü`min)ler ve ölü (kafir)ler için.

27. Ve başı yüce heybetli dağlar var ettik; ve size billur gibi suları sebil ettik.

28. O gün vay haline hakikati yalanlayanların!

29. Haydi artık, yalanlayıp durduğunuz (Hesap Günü`ne) doğru ilerleyin bakalım!

30. (İnsanın duygu, düşünce ve eylemini kuşatan) üç boyutlu gölgeye doğru ilerleyin!

31. Serinletmeyen ve ateşin alevinden korumayan (acayip bir gölgeye);

32. O (alevin ateşi) dev yapılar gibi kıvılcımlar saçar;

33. sanki akkordan halatlar gibi...

34. O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

35. Bu, ağızlarını açamayacakları bir gündür;

36. (o gün) onlara özür dilemeleri için dahi verilmez izin.

37. O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

38. İşte bu, Ayrım Günü`dür. (Onlara denilecek ki): "Sizi ve öncekileri bir araya topladık:

39. Haydi, eğer elinizde bir kurtuluş planı varsa hemen onu uygulayın!"

40. O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

41. Şüphe yok ki muttakiler (huzur veren) gölgeler altında ve (ebedi saadetin) kaynağında bulunacaklar;

42. ve canlarının istediği her şey, onları neşe ve zevke gark edecek;

43. (onlara) "Yaptıklarınıza karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!" (deriz).

44. Elbet Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!"

45. Ne ki o gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

46. Siz de (dünyada) yiyip için ve geçici hazların sefasını sürün (ey yalanlayanlar)! Çünkü siz, günahı hayat tarzı haline getirdiniz.

47. O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

48. Zira onlara Allah’ın huzurunda saygıyla eğilin denildiğinde eğilmezler.

49. O gün vay haline hakikati yalanlayanların!

50. Haydi (buna inanmadılar), iyi de, bundan böyle hangi habere inanacaklar!

----

Kategoriler

Kuran Kaynakları

Mürselat Suresi - Mustafa İslamoğlu Meali - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.