Nebe Suresi - Mustafa İslamoğlu Meali

Rahman rahim Allah`ın adıyla

1. Kendi aralarında neyi soruşturuyorlar?

2. O muazzam (olayın) müthiş haberini mi?

3. Ki onlar o (haber) hakkında farklı düşünüyorlar.

4. Evet: Bir gün (gerçeği) öğrenecekler;

5. evet, evet: Bir gün (gerçeği nasılsa) öğrenecekler.

6. Yeryürüzünü (sizin için) tarifsiz bir beşik kılmadık mı?

7. Ve dağları da (o beşiğin) ayakları?

8. Sizi de çift çift yarattık.

9. ve uykunuzu ölüm (sembolü) kıldık;

10. ve geceyi tarifsiz bir örtü kıldık;

11. gündüzü de hayat (sembolü) yaptık.

12. Ve üzerinize yedi kat (göğü) sapasağlam bina ettik.

13. Ve (oraya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik.

14. Sıkarak su çıkaranlardan şarıl şarıl bir su indirdik,

15. ki onunla tohumlar ve bitkiler bitirelim;

16. dahası, salkım saçak bahçeler (yetiştirelim diye).

17. Şüphesiz Ayrışma Günü`nün belirlenmiş bir vakti mutlaka vardır:

18. o gün sura üflenir, derhal amacına göre taksim edilmiş topluluklar halinde (hayat alanına) çıkarsınız;

19. ve kapıları varmış gibi gökler açılıverir;

20. ve dağlar yürütülür, sanki sir serap olur.

21. Şüphesiz (o gün) Cehennemin gözleri yolda kalacaktır;

22. (o) haddini bilmezler için bir son duraktır;

23. onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar.

24. Orada ne (yürek) serinletici bir (haber) tadacaklar, ne de (iç yangını söndürecek) bir içecek.

25. Ancak kavurucu bir umutsuzluk ve zift gibi sıvanan buz gibi bir karanlık.

26. (İnkarlarına) uygun bir karşılık...

27. Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;

28. üstelik ayetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;

29. Biz her şeyi hesap edip, bir sicile, bilgi işlem merkezine, Levh-i Mahfuz’a kaydettik.

30. Sonunda (onlara diyeceğiz ki): "(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.

31. Ne var ki, Allah bilinciyle hareket edenleri tarifsiz bir mutluluk yurdu bekliyor;

32. içinden su çıkan göz bebeği bahçeler, bağlar...

33. Dahası, dengi dengine gözalıcı eşler...

34. Ve dolup taşan kadehler...

35. Orada kimse ne boş bir laf, ne de yalan bir söz duyacak.

36. (bütün bunlar) Rabbinden, tarif(e)siz bir hesaba göre bahşedilen sınırsız bir ödül olacak:

37. göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi`nden; Rahman`dan... Ve hiç kimse O`na (karşı) söz söyleme cesaretini kendinde bulamayacak;

38. o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahman`ın izin verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.

39. İşte bu, hakkın tecelli ettiği gündür: artık dileyen Rabbine varan bir yol tutsun!

40. Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkar eden kişi şöyle diyecek: "Ah n`olaydım, keşke bir toprak olaydım!"

----

Kategoriler

Kuran Kaynakları

Nebe Suresi - Mustafa İslamoğlu Meali - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.