Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 6781-6790 )

HERKES KENDI CINAYETINDEN SORUMLU

6781 - Tarik el Muharibi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i koltuk altlarinin beyazligi gorulecek kadar kollarini kaldirip soyle dedigini isittim: "Bilesiniz hicbir anne oglunun gunahindan sorumlu tutulmaz, bilesiniz hicbir anne oglunun gunahindan sorumlu tutulmaz."

6782 - Hashas el-Anberi radiyallahu anh anlatiyor: "Beraberimde oglum oldugii halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelmistim. Bilvesile: "Sen oglunun gunahindan sorumlu tutulmazsin, o da senin gunahindan sorumlu tutulmaz" buyurdular."

6783 - Usame Ibnu Serik anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Hic kimse baska birinin gunahindan mesul olmaz."

HEDER OLAN (TAZMIN EDILMEYEN) ZARARLAR

6784 - Amr Ibnu Avf anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Acma (yani dilsiz hayvan)in verdigi zarar hederdir. Maden ocaginda ugranilan zarar da hederdir" buyurdular."

6785 - Ubade Ibnu's-Samit anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle hukmetti: "Madende ugranilan zarar hederdir, kuyunun sebep oldugu zarar hederdir, dilsizin (hayvanin) sebep oldugu zarar hederdir."
Acma: Deve, sigir, davar (koyun-keci) ve baska hayvan manasinadir. Cubar tazmini olmayan, odettirilmeyen zarardir, heder de denir.

KASAME

6786 - Amr Ibnu Suayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anhuma anlatiyor: "Mes'ud'un ogullari Huvayyisa ve Muhayyisa ile Sehl'in ogullari Abdullah ve Abdurrahman Hayber'den yiyecek temin etmek maksadiyla (Medine'den) cikip gittiler. Orada Abdullah'a saldirip oldurduler. Durum Resulullah aleyhissalatu vesselam'a haber verilmisti. "(Abdullah'in arkadaslarina: "Onun Hayber yahudileri tarafindan olduruldugune yemin ederseniz diyete) mustehak olursunuz!" buyurdular. Onlar: "Ey Allah'in Resulu! Gormedigimiz sey hususunda nasil yemin edelim!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Oyle ise yahudiler yemin ederek isnat ettiginiz suctan beraet ederler" buyurdu. Onlar: "Ey Allah'in Resulu! (Yahudiler, yemin etmekle beraet edebilince) bizi oldururler" dediler. Neticede maktulun diyetini, Aleyhissalatu vesselam kendi nezdinden karsiladi."

MUSLE YAPILAN KOLE HURDUR

6787 - Zinba (Ebu Ravh) radiyallahu anh'in anlattigina gore: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina gelmisti. Aleyhissalatu vesselam, onun kolesini hadimlastirdigini ogrenince, koleyi musle (iskence) sebebiyle azad etti."

EMAN VERDIKTEN SONRA OLDUREN

6788 - Rifa'a Ibnu Seddad el-Fityani demistir ki: "Sayet Amr Ibnu'I-Hamik el-Huza'i'den isittigim bir kelam (hadis) olmasaydi ben Muhtar'in basi ile cesedini (ayirip) arasinda yururdum. Ondan, Aleyhissalatu vesselam'in: "Kim bir kimsenin kanina eman verir ve sonra da oldururse o kimse Kiyamet gunu zulum bayragini tasir" buyurmus oldugunu isittim."

HAMILE KADINA KISAS

6789 - Muaz Ibnu Cebel, Ebu Ubeyde Ibnu'l-Cerrah, Ubade Ibnu's-Samit ve Seddad Ibnu Evs radiyallahu anhum ecmain'den rivayet edildigine gore Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle buyurmustur: "Kadin, taammuden bir kimseyi oldurdugu vakit, hamile oldugu taktirde hemen oldurulmez, cocugunu dogurup bir bakiciya vermesi beklenir. Keza zina yapacak olsa karnindakini dogurup bir kadina verinceye kadar recmedilmez."

RESULULLAH'IN VASIYETI


6790 - Hz. Enes anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a olum vakti geldigi vakit, Aleyhissalatu vesselam'in can cekisirken yaptigi vasiyetin hepsi: "Namaz(i ihmal etmeyin) ve sag ellerinizin sahip olduklari(nin yani kolelerinizin hukukuna riayet edin)" demek olmustur."



Kütüb-i Sitte, İslam dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünnet malzemesini meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitaplar olarak kabul edilen Buharî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Davud, Tirmizî, Nesai ve İbn Mace’nin sünen türündeki eserlerinden ibarettir.Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
.

----

Kütüb-i Sitte Hadis-i Şerif ( 6781-6790 ) - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.