Müddessir Suresi - Yaşar Nuri Öztürk Meali

74 - Müddessir Suresi 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. Ey giysisine bürünüp kenara çekilen! 
2. Kalk da uyar! 
3. Rabbinin yüceliğini duyur! 
4. Temizle giysilerini! 
5. Uzaklaştır kendinden pisliği! 
6. Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği! 
7. Ve yalnız Rabbin için dayanıklı kıl benliği! 
8. O boruya üfürüldüğünde, 
9. İşte o gün çok zorlu, çok çetin bir gündür. 
10. Küfre batmışlar için hiç de kolay değildir. 
11. Benimle, yarattığım kişiyi baş başa bırak! 
12. Hesapsız bir mal verdim ona. 
13. Göz doyurucu oğullar verdim. 
14. Alabildiğine imkânlar döşedim onun için. 
15. Tüm bunlardan sonra hırs ile daha da artırmamı istiyor. 
16. Hayır, iş sanıldığı gibi değil! O, bizim ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi. 
17. Ben onu dik bir yola süreceğim. 
18. Derin derin düşündü o; ölçtü-biçti. 
19. Kahrolası, nasıl bir ölçü kullandı! 
20. Bir kez daha kahrolası, nasıl bir ölçü kullandı?! 
21. Sonra baktı. 
22. Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı. 
23. Sonra arkasını döndü ve böbürlendi. 
24. Şöyle dedi: "Bu, rivayet edilerek gelen bir büyüden başka şey değil." 
25. "İnsan sözünden başka bir şey değil bu." 
26. Onu sekara fırlatacağım. 
27. Bilir misin nedir sekar? 
28. Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o. 
29. İnsan için tablolar/levhalar/ekranlar sunandır o/deriyi yakıp kavurandır o. 
30. Üzerinde ondokuz vardır onun. 
31. Biz, cehennem yâranını hep melekler yaptık. Ve biz, onların sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki, kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da; "Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, insan için bir öğüt verici ve düşündürücüden başka şey değildir. 
32. Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin olsun Ay'a, 
33. Yemin olsun geceye, sırtını döndüğünde; 
34. Yemin olsun sabaha, ağarıp ışıdığında, 
35. Ki o gerçekten en büyüklerden biridir. 
36. İnsan için bir uyarıcıdır. 
37. Sizden, öne geçmek yahut arkaya kalmak/erken davranmak yahut gecikmek isteyen için. 
38. Her benlik kendi kazandığının bir karşılığıdır. 
39. Uğur ve bereket yâranı müstesna. 
40. Bahçelerdedirler. Birbirlerine soruyorlar, 
41. Suçlular hakkında: 
42. "Sizi sekara sürükleyen nedir?" 
43. Cevap verdiler: "Namazı/duayı yerine getirenlerden değildik." 
44. "Yoksulu yedirip doyurmuyorduk." 
45. "Boş lakırdılara dalanlarla dalar giderdik." 
46. "Din gününü yalanlıyorduk." 
47. "Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi." 
48. Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati. 
49. Ne oluyor onlara da öğüt verip düşündüren şeyden yüz çeviriyorlar? 
50. Sağa-sola kaçışan yaban eşekleri gibidirler, 
51. Arslandan ürkmüşlerdir. 
52. İçlerinden her kişi de istiyor ki, kendisine açılıp saçılmış sayfalar verilsin. 
53. Hayır, öyle şey olmaz! Doğrusu şu ki, âhiretten korkmuyorlar. 
54. Hayır, iş, sandıkları gibi değil! O bir öğüt verici/bir düşündürücüdür. 
55. Dileyen düşünür onu, öğüt alır. 
56. Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur. 






Yaşar Nuri Öztürk Meali - Kuranı Kerim

----

Müddessir Suresi - Yaşar Nuri Öztürk Meali - Kuran Hatim sayfasını izlemektesiniz.



Kur’an’ı Kerim

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilmiştir. Sözlükte toplamak, okumak, bir araya getirmek anlamına gelen Kur’an, terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı olup, peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olan; okunmasıyla ibadet edilen ve insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı “ilahi kelâm”dır.

İlahi Kitapların Özelliği


İlahi kitapların en büyük özelliği ve değeri şüphesiz onların Allah’ın sözlerinden ibaret olmalarıdır. Ancak bugün bu özellik sadece Kur’ân-ı Kerîm’e mahsustur. Zira diğer ilâhî kitaplar peygamberlerinden sonra insanlarca tahrifat ile karşı karşıya kalmış ve sonunda bir insanın kaleme aldığı kitaplar haline gelmişlerdir. Zâten Kur’ân-ı Kerîm’in gönderilmesinin bir sebebi de budur. Son vahyedilen ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm, kendisinden önce gönderilen ilâhî kitapların bilgi ve hikmetlerini de içeren en mükemmel ilahi kitaptır. Kur’an Son ilahi kitap olması itibarıyla da bizzat Allah’ın muhafazası altındadır. O, hiç değişmeden kıyamete kadar insanlığa kurtuluş ve huzur reçetesi olmaya devam edecektir.

KUR’AN’IN NÜZÛLÜ (İNDİRİLMESİ)


Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

KURAN-I KERİM NASIL OKUNMALI? KURAN-I KERİM EN GÜZEL NASIL OKUNUR?

Kuran okurken dikkat edilmesi gerekenler

Kuran-ı Kerim'i doğru bir şekilde okumak için harflerin üzerilerindeki uzatmalarına ve mahreç yerlerine dikkat etmek oldukça önemlidir. Harflerin okunuşunu değiştiren medler yani uzatmalar kişinin Kuran-ı Kerim'i nağmeli okumasını sağlamaz. Nağmeli bir şekilde okumak demek, kişinin Kuran-ı Kerim'i okurken oluşturduğu güzel sesiyle dinleyicilerin gönlüne hitap etmesidir.

Nağmeli okunan bir ayet ise insanlara karşı Kuran-ı Kerimin daha fazla okunup, daha fazla dinlenmesini teşvik eder.